16 Mar 2012

Bana bir masal anlat baba...

Sanki bu yaşımda dünyaya gelmişim gibi hissediyorum.
Öncesi benim elimde değilmiş, yaşadıklarım da sanki, aklım başıma yeni gelmiş gibi…
Öncesini ben yaşamamışım sanki.
Hep şimdiki aklım olsaydı diyorum, şöyle yapmazdım, böyle etmezdim.
Mecburi bir istikamette zaman geçiriyorum, daha yaşım kaç ki bu kadar kanaatkar oldum, hevesimi kaybettim, azmimi yitirdim.
Başkalarının hayatlarındaki rollerimi idame etmek için nefes alıyorum, günlerimi geçiriyorum.
Annemin davranış sebeplerinin tespitinde bulunmuştum yıllar önce.
Şimdi aynı tavırları kendimde görüyorum.
Annem genç yaşlarında annesiz kalmış ve kardeşinin bakımının sorumluluğunu üstlenmiş. Aynı zamanda babasının, evinin..
Çocukları sevmez annem. Kendi çocuklarını sever mutlaka ama,belli etmez.
Bende babasız  bir çocukluk geçirdim. Annem hepten psikolojiyi bozmuş yani, en sevdiklerinin ve hayatındaki en önemli rollerin kaybıyla. Ölüm kelimesi annem için su gibi hava gibidir. Kadın duygularını kaybetmiş, şefkat göstermez bize, çünkü şefkat görmemiş, anlamını da , tadını da bilmiyor, eksikliğini biliyor belki ama uygulamada sınıfta kalıyor.
Ona  artık kızmıyorum, çünkü insan bilmediği bir şeyi başkasına gösteremez, öğretemez ki…
Yıllar önce eleştirirdim annemi. Son yıllarda kendimde aynı semptomları farkedince, daha sevgili, anlayşlı yaklaşmaya başladım eskiden kızdığım anneme. Açmazın böylesi..
Babam hayatımda bir hayalet.. hatırlıyorum sadece.
Gençliğim arkadaşlarımın babalarını, onlarla olan ilişkilerini, anlattıklarını kıskanmakla geçti.
Vefat haberi aldığım zaman mutlu olurdum, tek benim babam değilmiş ölen, tek ben değilmişim babasız kalan diye avuturdum işte kendimi.
Annem Rusya gibi sert iklimli bir kadındır.
Şimdi, kendi yaşantıma bakıyorum da,
Herhangi birinden, sevgi, şefkat, ilgi görmek muhteşem bir lüx gibi geliyor bana.
Mutlu, çiçek - böcek ilişkilere bakınca , galiba ben başka bir gezegenden ya da organizmadan bir canlıyım diye düşünüyorum.
 Gözyaşlarıma hakim olamadığım zamanlarda duygularımın olduğu düşüncesine kapılıyorum. Ama sonra geçiyor .Hayatın akışına adapte olmam zaman almıyor.
Anneme daha çok düştüm son yıllarda. Onu da kaybetmekten korkuyorum. Hepten bir başma kalmaktan. O her ne kadar Rusya gibi kış ta olsa , belki şu an yeryüzünde aynı hisleri yaşadığım tek insan.
Yalnız değilim dediğim…
Ve sevdiğim..

14 yorum:

Mehmet dedi ki...

çengelköy olur masal vardır birde. Bir çengelköylü olarak ne anılarım vardır o dizide. Çok aradım eski bölümlerini ama atv yi du basmış bir dönem o yüzden kaybolmuş çoğu bölümü. Muhteşem bir dizidir.

siyahkuğu dedi ki...

çok güzelll hele bu dizi kaybolmışmu! üzüldüm bende bütün dizilerin tekrarı oluyor neden böyle güzel bir diziyi tekrar yayına almıyorlar diyordum

Humberto Dib dedi ki...

Great blog!
Cheers from Argentina.
HD

Yemekheyecani (Emel) dedi ki...

Merhaba....
Bloglari dolasirken blogunu kesfettim....
cok hosuma gitti ve izlemeye aldim
sende buyur gel istersen sevinirim...

LuCkyLuKe dedi ki...

Her yaşta ayrı duygular yaşamasaydık, ve bunları süzgeçten geçiremeseydik olgunlaşamazdık..Mükemmel bir yazı olmuş.

Hestia dedi ki...

Ben de mutsuz ve babasız bir çocukluk geçirdim desem yalan olmaz. Baba kelimesinin içi boştu, boşluktu benim için. Ama yıllar içinde öyle kavramlarla doldurdum ki onun içini, şimdi ben bile şaşırıyorum bu değişime. Evet, mutluyum! Eminim yıllar içinde sen de sana ''baba'' kavramının veremediklerini veren, böyle hissettiren insanlara sahip olacaksın. Eminim!

FakeNoron dedi ki...

Dilim lal kesildi de... Birbirimizin gözleri içine baksak anlardık ne dediğimizi. Zira babasızlar anlarlar birbirlerini. Hele ki çocukken kaybetmiş, öyle büyümek zorunda kalanlar.

Arızalarımız vardır bizim. Daha hassas, daha kırılgan. Sözcükler yetmez, boşluktaki yangını söndürmeye bilirim.

Babacığının Ruhu şad olsun. Mekanı cennet olsun. Allah rahmet eylesin.

morbalık dedi ki...

Mehmet,
Ben bu masal anlat baba dizisini hiç izlemedim. Yazımın teması da bu dizi değildi. Şarkının sözleri etkiler beni, o nedenle bağladım. Ama demek ki seni diziye götürdüm:)

morbalık dedi ki...

siyahkuğu
dizi birhayli güzel anlaşılan bende merak ettim şimdi:)

morbalık dedi ki...

Humberto Dib
Thanks sir..

morbalık dedi ki...

Yemek hayecanı hemen geldim. sende hoşgeldin. ne hoşsun sen öyle..:)

morbalık dedi ki...

Hestia duygularımız ortak, demekki birbirimiz anlayabiliyoruz.Bunaa sevinmeli mi ? oda ayrı bir konu.
Baba kavramının içini başka bir kavramın dolduracağına inanmıyorum.
baba, anne, kardeş ..
Boşluğu doldurulacak kavramlar değilbende.
Ancak tabii ki yaşantımızı bir şekilde sürdürmek zorundayız. Teşekkür edrim. sevgiyle kal.

morbalık dedi ki...

Fakenoron, Hestia gibi senlede aynı duyguları paylaşmak güzel mi? aslında güzel ..yalnız değiliz demekki işte.:) Babamdan ayrılışım 13 yaşındaydım. çocuk sayılırdım. Çünkü hafızamda kalan sayılı anılar.Arızalı olduğumuz şüpohe götürmez.:)
Babalarımız cennete varmıştır inşallah.

morbalık dedi ki...

Seni atlamışım Luke:) kusura bakma sona kalan dona kalır derler:)
Senin yazılarındaki çocuksuluğunun içindeki derin olgunluğu yakalabildiysem ne mutlu bana.